80lerin sonunda 90ların başında çocuk olmak demek;
*simpsonların dublajlı yayınlandığı zamanları görmek,
*oduncu gömleği diye bir gömlek giymek, bahçevan pantolonlarla birdirbir oynamak,
*patlamış mısır kokuları şimdilerde olmayan portakal kokusuyla birbirine karışırken, bizleri yerimize izmir marşıyla uğurlayan erkan yolaçla heyecanlanmak,
*ajlan-mine ikilisinin ajlan'ının, karbeyazdır ölüm diye sesini içimize işleyen kerim tekin'in ölümüyle yas tutmak,
*ilk metroseksüel erkek olarak; uzun saçları, küpesi ve saç boyasıyla harun kolçak'ı anımsamak,
*yemek aralarında beslenme çantasında ne var diye bakmak, çünkü henüz hamburgerle tanışmamış olmak,
*okuldan gelince yakasını çıkarıp mahalleye koşmak ,
*yazmaya susam sokağıyla başlamak, edi&büdü ve kurabiye canavarına hala sıcak bir sevgi beslemek,
*pazar geceleri banyo yapıp ertesi sabaha hazırlanmak,
*siyah önlüğü görmek,
*anadolları yolda hareket halinde görmek,
*lambada ayakkabısı giymek,
*permalı saç modasına yetişmek, cemil ipekçi'nin "modanın yüzkarası" diye tanımladığı dönemde yaşamış olmak....
.......demektir.
Tuesday, May 13, 2008
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

0 yorum:
Post a Comment